Benim dedem derdi, dermiş diyelim çünkü ben dedemi görmedim, "boğaz boğum boğumdur" diye bir dedesözü. Atasözlerinde geçiyordur belki hiç araştırmadım, sözü çok duydum annemden. Yeni şeyler gördükçe duydukça dinledikçe birisinden benzer bir şey duydum "bin düşün bir yaz" şeklinde, iki laf da aynı kapının anahtarı aslında. Çoğu zaman düşünüp arada sırada düşündüklerimi buraya düşüreyim dedim... Ben kim miyim? Hiçkimse ve de herkes.

 

Doğunca çirkin adamlar işaretlenir bir satırda. Onlar hayatlarına yön vermeye çalışmaz çünkü bilirler ki doğmuş olmak hatadan. Bu yüzden nefret eder hayat çirkin adamdan… Boykot edilmiş şu varlığımdan acizane, hayır beklemekle hata ettim; oldum amiyane tabiriyle paragraf arası boşluk… Bir anda uzanmış sakalların kiriyle sustum… Gel "her şeyin bir zamanı var" diyen dostum; bu hangi zamandır ki gelmedi hiç, neden sustun?! Neden puslu gözlerim? Çocukluğumda bile bu saçlarımı seven insanlar aynı soruyu sorup durdu… Bir de unutmadan çocukken sarışındım, biraz büyüdüm kahverengi; sonra da siyahtım. Şimdi hangi tondayım bi türlü göremedim, bu aklı karıştırıp duran gökkuşağını gömemedim…

Sanki mağrip ve maşruk ve sahir, her yer aynı ateşin altına düşmüş de burada bi tek yanan ben varım. Bi tek ben yarım, bi tek ben kanıt; bu yalnızlığa adanmış ömrün faili sol yanım! Aslolanları sustukça anlıyor insan, günleri boğaza dizip yutkunuyorsan yakar… Düşmeli, belki binbir gece küsmeli, böylece diner sanarsın şu büyük yankılar. Su üstünde yürürmüş gibi geç yanımdan, bi yaz meyvesi çürürmüş gibi at beni kanından! Necasetini verdiğin hiç tatmadım adından, ki onda huşu gizlidir kokar bi şehir yanından…

Çirkin adam düştüğün yere bak, irkil ve öyle sıçra ki ordan şu zirveler eğilsin! Ne kadar bitti sandılar o kadar dimdik! Ne kadar gitti sandılar o kadar geldim!..

Üzülme, âdem; hayat yoktan ibaret, 
Şu insanların derdi duyduklarına binaen, 
O yüzden hepsini senden bir parça belleme… 
Desen de bilirim hepsi birdir, hepsi senden ibaret!..

Doğunca çirkin adamlar işaretlenir bir satırda. Onlar hayatlarına yön vermeye çalışmaz çünkü bilirler ki doğmuş olmak hatadan. Bu yüzden nefret eder hayat çirkin adamdan… Boykot edilmiş şu varlığımdan acizane, hayır beklemekle hata ettim; oldum amiyane tabiriyle paragraf arası boşluk… Bir anda uzanmış sakalların kiriyle sustum… Gel "her şeyin bir zamanı var" diyen dostum; bu hangi zamandır ki gelmedi hiç, neden sustun?! Neden puslu gözlerim? Çocukluğumda bile bu saçlarımı seven insanlar aynı soruyu sorup durdu… Bir de unutmadan çocukken sarışındım, biraz büyüdüm kahverengi; sonra da siyahtım. Şimdi hangi tondayım bi türlü göremedim, bu aklı karıştırıp duran gökkuşağını gömemedim…

Sanki mağrip ve maşruk ve sahir, her yer aynı ateşin altına düşmüş de burada bi tek yanan ben varım. Bi tek ben yarım, bi tek ben kanıt; bu yalnızlığa adanmış ömrün faili sol yanım! Aslolanları sustukça anlıyor insan, günleri boğaza dizip yutkunuyorsan yakar… Düşmeli, belki binbir gece küsmeli, böylece diner sanarsın şu büyük yankılar. Su üstünde yürürmüş gibi geç yanımdan, bi yaz meyvesi çürürmüş gibi at beni kanından! Necasetini verdiğin hiç tatmadım adından, ki onda huşu gizlidir kokar bi şehir yanından…

Çirkin adam düştüğün yere bak, irkil ve öyle sıçra ki ordan şu zirveler eğilsin! Ne kadar bitti sandılar o kadar dimdik! Ne kadar gitti sandılar o kadar geldim!..


Üzülme, âdem; hayat yoktan ibaret,
Şu insanların derdi duyduklarına binaen,
O yüzden hepsini senden bir parça belleme…
Desen de bilirim hepsi birdir, hepsi senden ibaret!..

  1. bindusunbiryaz bunu gönderdi